Küresel hizmet ihracatı, 2025 yılında 9,56 trilyon dolara ulaşarak büyük bir başarı kaydetti. Dijitalleşmenin etkisiyle ticaret rotaları yeniden şekillenirken, hizmet ihracatı, mal ticaretine oranla daha hızlı bir büyüme trendi sergiliyor. Geleneksel iş yapma yöntemlerinin yerini akıllı sistemlerin alması, işletmelerin küresel pazarlara erişimini kolaylaştırıyor. Bu süreçte, Türkiye’nin uluslararası düzeydeki üretim gücünün artırılması için profesyonel yönetim ve teknolojik işbirlikleri büyük önem taşıyor.
Dijitalleşen B2B süreçlerinin Türk firmalarına sağladığı küresel fırsatlar üzerine görüş bildiren ihracatGO Kurucusu Ezgi Çetinkaya, bu dönüşümün sürdürülebilir ihracat için nasıl bir potansiyel sunduğunu vurguluyor. Dünya Ticaret Örgütü (WTO) tarafından Mart 2026’da yayımlanan Global Trade Outlook and Statistics raporuna göre, 2025 yılında küresel hizmet ticareti bir önceki yıla göre yüzde 8 büyüme kaydederek 9,56 trilyon dolara ulaştı. Mal ve hizmet ticareti toplamında ise küresel ticaret hacmi 34,65 trilyon dolara çıkarak yeni bir rekor kırdı. Hizmetlerin küresel ticaret içindeki payı ise 2005 yılından bu yana en yüksek seviyeye, yüzde 27,6’ya yükseldi.
Hizmet ticareti, bu süreçte hacim bazında yüzde 5,3 büyürken, mal ticareti yüzde 4,6 oranında genişledi. Yapay zeka destekli mal ticareti ise yüzde 21,9’luk bir artışla 4,18 trilyon dolara ulaştı. WTO’nun Eylül 2025’te yayımladığı World Trade Report 2025: Making Trade and AI Work Together to the Benefit of All raporunda, uygun politikalarla yapay zekanın 2040 yılına kadar küresel ticareti yüzde 34 ile yüzde 37 arasında artırabileceği belirtiliyor.
Rapor ayrıca, dijital olarak sunulabilir hizmetlerdeki en büyük büyümenin yüzde 42 ile gerçekleşeceğine de dikkat çekiyor. İhracatGO Kurucusu Ezgi Çetinkaya, küresel ticaretin yeni bir aşamaya geçtiğini belirterek şunları ifade ediyor: “Dijitalleşen dünyada ticaret, fiziksel sınırları aşarak verinin ve teknolojinin gücüyle daha geniş bir alana yayılmaktadır. WTO verileri, dijital olarak sunulabilir hizmetlerdeki yüzde 42’lik büyüme potansiyelinin, yerli üreticilerimiz için büyük bir fırsat sunduğunu gösteriyor. Biz de Türk üreticilerinin dünya genelinde 120 ülkede yer alabilmesi için gerekli teknolojik altyapıyı sağlıyoruz.”
Dünya genelinde dijital ticaretin küresel ekonomik büyümenin lokomotifi haline gelmesi, B2B süreçlerinde derin değişimlere yol açıyor. WTO World Trade Report 2025 verilerine göre, yapay zeka kullanan firmaların yaklaşık yüzde 90’ı ticaretle ilgili faaliyetlerden somut faydalar sağlarken, yüzde 56’sı ticaret risklerini yönetme yeteneklerinin arttığını bildiriyor. Ancak bu dönüşüm, küçük ve büyük işletmeler arasında fırsat eşitsizliklerini de beraberinde getiriyor; küçük firmalarda yapay zeka kullanımı yüzde 41 seviyesinde kalırken, büyük firmalarda bu oran yüzde 60’ı aşıyor. Yapay zeka destekli pazar araştırmaları, firmaların hedef pazardaki potansiyel alıcılara odaklanmasını kolaylaştırıyor.
Dijital araçların sağladığı avantajlarla, her ölçekte işletme artık küresel tedarik zincirinin etkin bir parçası olabiliyor. Çetinkaya, bu verimlilik artışlarının Türk firmalarının operasyonel yükünü azaltmak için değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor: “Geleneksel dış ticaret modellerinde firmalar, yüksek personel maliyetleri ve pazar araştırması yükü altında eziliyor. Bu da üretim güçlerini global pazarda yeterince yansıtamamalarına sebep oluyor.”