Dijitalleşmenin hızla yayıldığı günümüzde, yapay zekanın etkisiyle siber riskler de artış göstermekte ve buna bağlı olarak korunma ihtiyacı giderek önem kazanmaktadır. Munich Re’nin yayımladığı son “Küresel Siber Risk ve Sigorta Araştırması”, bu durumu gözler önüne seren çarpıcı veriler sunmaktadır. Araştırmada yer alan Statista’nın tahminlerine göre, 2028 yılı itibarıyla küresel siber suçların maliyetlerinin 14 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.
Munich Re’nin öngörülerine göre, küresel siber sigorta pazarının 2025 yılında yaklaşık 15 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Bu rakam, 2020 yılında yalnızca 7.2 milyar dolardı. 2023 yılı itibarıyla prim üretiminin 15.7 milyar dolara çıkması ve 2030 yılında ise 28 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Üst düzey yöneticiler arasında yapılan bir anket de bu büyüme trendine yönelik önemli ipuçları sunmaktadır. Dünya genelinde yöneticilerin yüzde 60’ı, siber saldırıların şirketlerini olumsuz etkileyebileceğinden endişe duyuyor. Ancak yöneticilerin yüzde 89’u, şirketlerinin yeterince korunduğunu düşünmemekte.
“Şirketinize hiç ticari siber sigorta teklif edildi mi?” sorusuna yöneticilerin yalnızca yüzde 52’si “evet” yanıtını vermektedir. Siber sigortaya sahip olan şirketlerin yöneticileri ise bu sigortayı edinme nedenleri arasında ilk sırada yüzde 48 ile “iş kesintisi durumunda finansal kayıpları karşılamak”ı belirtiyor. Bu sebebi, “sorumluluk durumunda finansal kayıpları karşılamak” ikinci, “uzman desteğine ve hizmetlerine erişmek” ise üçüncü sırada yer alıyor.
Siber sigortanın öneminin arttığı bu dönemde, şirketlerin bu konuda daha fazla proaktif adım atmaları gerektiği aşikar.